Türkiyenin Yol Haritası

48

 

 

 

Ömer Akkoyun                                                                                                             Türkiye’nin Patronları Dergisi Genel Yayın Yönetmeni

 

Bayramlar ve uzun tatillerden sonra yavaş yavaş yaz tatilininde sonuna geliyoruz.              Siyasi, Ekonomik, ve Dış Politikada Türkiye’yi bekleyen önemli sorunlar bulunmakta. Belirsizlik süreçlerini atlatır atlatmaz Türkiye’nin yolu açık. Ama Kolay olmayacak. Zor bir yolculuk bizleri bekliyor. Başta Devlet erkanı, siyasiler, iş dünyası, patronlar ve toplumun tüm bireylerinin üzerine düşmesini yapmasının tam zamanı. Birlik ve beraberlik halinde kuvvetlenen kenetlenen bir Türkiye bu virajı atlatır, düz yolunda ilerler.

Yapılabilecekler, çok zor şeyler değil.

Ekonomi ve Ticaret Bakanlığı başta olmak üzere, TOBB, TİM, Sanayi odaları, Ticaret odaları, Sivil Toplum kuruluşları, iş dünyasına yönelik, Reform ve kalkanma hamlesini hedefleyerek üretimi destekleyen teşvikler ve cazibeler sunmalı . Ekonominin canlaması halinde, toplumun tüm kesimlerinde motivasyonu sağlayarak iç piyasayı canlandırması gerekmekte.

Bankalar yüzünü Reel ekonomiye dönerek adımlar atmalı. Günü kurtaran değil, geleceği kurtaran sorumluluklar almalılar. Bir iç barışı başarmalı. Reformlar hazırlayarak sicil affı ve üretimin önemini unutmalılar. Modern emlakçılıktan vazgeçip üretime sermayeyi kaydırmaları gerekiyor.

Bankalar ve İş Dünyası Başta olmak üzere, Her kesin bir biriyle barışık, güven ortamı ve kredi biletesinin olduğu bir ekonomik yaşam sağlayabilmeli. Kaybettiğimiz güven ortamını yeniden kazanabilmeliyiz. Ticaret yapılmalı, ekonomik çarklar dönmeli.

Ekonmik istikrar için, yeni kaynaklara ve yatırımcılara ihtiyaç bulunmakta. Arap baharı gibi geçici ve kısa vadeli yatırımcı yerine, uzun vadeli kalabilecek üretim ve üretimi destekleyecek, katma değerli üretimler ile kalkınmayı hedefleyecek yatırımcılar gerekmekte. Bunun içinde güvenli bir liman ve huzurlu bir ekonomi ortamı sağlamalıyız.
Dünya Pazarında payımızı alabilmek, ihracat hedeflerimizi yakalayabilmek için dış politikada gerekli hassiyeti göstermeli. Başta Komşularımızla olmak üzere herkesle birlikde iyi olmak zorundayız. 82 milyonun Dünyaya değil, 82 milyonluk Türkiye’nin Milyarlık Dünyayı hedef Pazar olarak görmesi gerekmekte. Var gücüyle çalışmalı Dünya pazarında payını alabilmelidir.

Devlet Erkanı, İktidar, Muhalefet ve Vatandaşlar olarak toplumsal iç barışı sağlamalı bir arada yaşamayı uzlaşmaya vararak başarabilmeliyiz. Makamlar, ve Kişiler gelip geçici. Baki olan Devlettir, Millettir, Türkiye’dir.

Türkiye’nin Patronları üzerine düşeni elbette yapıyor. İstihdam ve ekonomiye katkıları tartışılmaz. Ama bu dönem başta Türkiye’nin Patronları olmak üzere, Geleceği güzel ve Aydınlık dolu bir Türkiye için, daha çok elbirliği gerekmekte. Öncü olan Patronlar Taşın altına ellerini koyarak, Devletimizin varlığı Milletimizin sorumluluk duygusu ile birleşen bir bütün gövdemizle, Türkiye için el birliği yapıp çok çalışmaya başlayabiliriz.